Medya Merkezi
MÜKAD Röportajı

“Sektörde Bir Kadın Yönetici için en uygun çalışma koşullarının Aldağ’da olduğunu düşünüyorum.”

 

“Rebii Bey Kadın Çalışanların Eğitim ve Kişisel Gelişim Süreçleri Konusunda Hassas”

Mehtap Sartık…Türkiye İklimlendirme Sektöründe 33 yıllık başarılı mühendislik kariyeri ile mesleğini severek yapacak kadın mühendis adayları için gerçek bir örnek…

İklimlendirme sektörünün köklü kuruluşlarında görev alan Sartık, bugün kariyerine ALDAĞ A.Ş. Satış ve Pazarlama Müdürü olarak devam ediyor ve gelecek hedefleri konusunda şunları söylüyor: “ALDAĞ A.Ş. ailesine yaklaşık dört ay önce katıldım. Yılların birikimi, mesleki tecrübemi kullanarak Aldağ’da fark yaratacağıma, şirketin artırarak sürdürdüğü başarısına katkı koyabileceğime inanıyorum. Bu inancımı hayata geçirmek, güncel hedefim.”

Şahsen ben ALDAĞ’ın kadın bir yönetici için çok uygun çalışma koşullarına sahip olduğunu düşünüyorum. Bugün baktığınız zaman direktör seviyesindeki 7 kişiden 3’ü kadın ve bu tesadüf değil. Rebii Bey yetkilendirme hiyerarşisinde cinsiyet dağılımına dikkat ediyor. Burada kadınlar lehine korunmaya çalışılan bir denge var. Bunun yanı sıra şirkette çalışanlar nezdinde cinsiyet, uzmanlık alanı, yaş grubu sınıflandırmalarına dayalı çalışmalar yapılıyor. Bilhassa kadın çalışanlara yönelik ciddi pozitif ayrımcılık söz konusu. Örneğin Rebii Bey çalışanlarının eğitim durumlarının geliştirilmesi için büyük çaba sarf ediyor ve tüm kadın çalışanları bu konuda teşvik ediyor. Yüksek okul mezunu olan kadınların lisans, lisans mezunu olanların yüksek lisans eğitimi almaları için çeşitli olanaklar sunuyor. Örneğin bu kişilerin maaşlarında herhangi bir kesinti yapılmadan çalışma saatlerinde düzenlemeye gidiliyor, burs veriliyor. Ayrıca Akhisar fabrikamızda da çok yakın zamanda çalışan annelerin işlerini kolaylaştırmak için bir kreş açılacak. Rebii Bey, annesi ve iki kız kardeşi olmak üzere üç kadınla birlikte büyümüş ve bunların hepsi üst düzey kariyer sahibi. Dolayısıyla hedefleri ve planları olan kadın çalışan modeline çok yakın bir yaşamı olduğu için kadınların güçlü bir meslek yaşamlarına sahip olmalarını teşvik ediyor.

MÜKAD: Mehtap Hanım, iklimlendirme sektörü sizi yakından tanıyor, ama MÜKAD tüm mühendislik, mimarlık disiplinlerini içeren geniş bir aile ve farklı sektörler de dergimizi takip ediyor. Tanımayanlar için bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Mehtap Sartık: Memur bir ailenin çocuğuyum. Bu nedenle ilkokulu Kütahya, ortaokulu Diyarbakır ve liseyi Manisa’da okudum. 1986 yılında Uludağ Üniversitesi Balıkesir Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Yüksek Lisansa başladım ama üniversite biter bitmez Alarko Antalya Alfenaş Şubesi’nde işe başladım. Bu nedenle Yüksek Lisansın eğitimini tamamlamama ve tezimi hazırlamış olmama rağmen, tez savunması aşamasını tamamlayamadım. Alarko Alfenaş, ilk iş başvurumdu. Hemen görüşmeye çağırdılar. O zamanlar Balıkesir’de oturuyorduk. Heyecan içinde görüşmeye gittim ve görüşmeden sevinç içinde döndüm, işe kabul edilmiştim. Bu, benim hayallerimden biriydi diyebilirim. Üniversitede burslu okuyan bir sınıf arkadaşım, Karayolları’ndaydı, Antalya’ya tayini çıkmıştı. Ona o kadar özenmiştim ki, Alarko Alfenaş’ın Antalya Şubesi için verdiği ilanını görünce çok büyük heyecana kapılmıştım. Bu samimi hevesimle evrene olumlu bir mesaj gönderdiğimi ve sonucunu aldığımı düşündüm. Tek başıma Antalya’ya taşındım. Üç sene Alarko Alfenaş’ta, önceleri teklif mühendisi, sonrasında satış mühendisi olarak çalıştım.

İşte bu yüzdendir ki Aldağ’da işe başladığımda hiç yabancılık çekmedim. Şirkette Alarko kültürünün etkileri hemen gözüküyor ve baktığınızda Alfenaş’ta çalıştığım arkadaşlarımla bu gün de aynı çatı altında beraberim, adeta yuvama dönmüş gibiyim.

Antalya’nın HVAC alanında çalışan ilk kadın makine mühendislerinden biriyim diyebilirim. Bu sektörde dikkat çekici bir başarı gösterince kadın makine mühendislerinin bu alanda daha çok tercih edilmeye başladığına şahit olduk.

MÜKAD: Mehtap Hanım, biraz da özel yaşamınızla ilgili bilgi alabilir miyiz? Yoğun iş temposunda ve İstanbul’da yaşıyorken stres yönetimi için neler yapıyorsunuz? Spor yapabiliyor musunuz? Hobileriniz nelerdir?

Mehtap Sartık: İşimi en başından beri hep çok severek yaptım, yapıyorum. İşimin bana keyif veren hobilerimden farksız olduğunu söyleyebilirim. Arkadaşlarımın çok iyi bildiği ve sosyal medyadan takip ettiği gibi, gezmeyi, seyahat etmeyi çok seviyorum. İddialı olacak ama genellersem dünyada görmediğim bir Güney Amerika kaldı diyebilirim. 60 civarında ülke gördüm, gezdim. Beni ifade edecek söz; her zaman kapımın arkasında bavulum hazır olmalıdır. Alaska’dan Ürdün’e gezdiğim pek çok ülke arasında en çok sevdiğim ülke İtalya’dır.

Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif olarak görev almayı da çok seviyorum. Tek başımıza toplum için veya mesleğimiz için üretebileceğimiz katkılarımız sınırlı. Ama STK’ların içinde olduğumuzda üretilebilecek katkılar çığ gibi büyüyor. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), Rotary Kulübü Derneği, bir dönem Türk Tesisat Mühendisleri Derneği (TTMD), MMO Antalya Şubesinde aktif olarak farklı komisyonlarda yer aldım. Bugün görev aldığım Aldağ A.Ş.’de bu konuda hoş bir sürpriz ile karşılaştım; Rebii Bey, organizasyon şemasının başından sonuna kadar tüm kademelerinde, çalışanlarının STK’larda etkin olmasını çok önemsiyor ve destekliyor. Aldağ çalışanlarının bu kurumlardaki faaliyetleri en az şirket içerisindeki tanımlanmış görevleri kadar önemli. Kendi tanımıyla “dışa açık” ve toplumsal olaylara duyarlı bir şirket modelini benimsiyor.

Bunun dışında sporla da aramın iyi olduğunu söyleyebilirim, kapalı salon sporu konusunda her ne kadar istikrar sağlayamamış olsam da haftada üç-dört kez sabahları bir saat yürüyüş yaparım. Sanırım açık alanda yapılan spor aktivitelerini daha çok seviyorum. Yıl boyunca olmasa bile dönem dönem pilates yapıyorum. Hem sağlığıma, hem fiziksel görünümüme özen gösteririm. Bunun, kişisel öz saygının bir parçası olması gerektiği kanısındayım. Sahip olduğumuz maddi ve manevi her şeyin kıymetini bilmek, gündelik yaşamın baş döndüren hızı içinde göz ardı etmemek gereğine inanıyorum.

Kadın Mühendis” değil, “Mühendis Kadın” tamlamasındaki gibi önce mühendis, sonra kadın…

MÜKAD: Mehtap Hanım, siz de bir MÜKAD üyesisiniz. MÜKAD’dan nasıl haberdar oldunuz ve MÜKAD hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mehtap Sartık: MÜKAD’dan, sektörel yayınlarda çıkan haberler, MÜKAD Basın Bültenleri, duyuruları vesilesiyle haberdar oldum. MÜKAD’ın sadece, -ön planda- öncelikle ve salt bir kadın derneği, feminist bir oluşum olarak düşünülmesini arzu etmem. Zira MÜKAD çatısı altında öznenin “kadın”dan ziyade, “mühendis kadın” olduğunu düşünüyorum. Tabii ki kadın “meslektaşların” işbirliği içinde olmasını hoş buluyorum ve bu platformun bir üyesi olmaktan mutluyum.

MÜKAD: Mesleğe ilk başladığınızda, kendinizi kanıtlayana kadar ne gibi sıkıntılar yaşadığınızdan bahsedebilir misiniz?

Mehtap Sartık: Meslek hayatımda cinsiyetimle ilgili, kadın olmamadan kaynaklanan bir güçlük, nahoş bir durum yaşamadım. Zaten iş dışında, sosyal hayatımda da insanlarla cinsiyetleri ön planda tutan ilişkiler kurmadım. Örnek verecek bir anekdot hatırlamamakla birlikte belki ufak tefek sıkıntılar olmuştur ama demek ki kayda değer bulmamışım. İşinizi severek yaptığınızda, mesleğinize saygıyla yaklaştığınızda, öncelikle kendiniz cinsiyeti ön plana çıkaracak bir zihniyete sahip olmadığınızda, kadın veya erkek, başarıya ulaşıyorsunuz. İklimlendirme, genel kalitesi pek çok sektöre göre daha yüksek bir sektör. Bizler mühendisiz, insan ilişkilerine de çoğu kez analitik olarak yaklaştığımız için cinsiyeti farkında olmadan geri plana atıyoruz.

1987-1990 yılları arasında, Antalya’da yeni işe başladığım, yeni mezun sayıldığım dönemde Belek’te o çok yıldızlı otellerin temelleri atılıyordu, birçoğunun şantiyesinde bizzat bulundum. Kadın olmamla ilgili bir can sıkıcı olay yaşadığımı hatırlamıyorum. Ama benim de bu şantiyelerde çalışırken kadın olduğum aklıma gelmezdi. Mesela bir malzeme taşınacağı zaman, gücümün yettiğince ucundan tutardım, “ben kadınım, bu iş bana düşmez” gibi bir düşüncem, “kadınca” bir yaklaşımım olmadı. Demek istediğim, çoğu kez cinsiyeti ön planda tutan yaklaşımların nedeni içinde, farkında olmasa bile, kişinin kendi payı da olabiliyor. İnsan bazı hallerde cinsiyetini bir avantaj olarak kullanmaya kalkışırsa, başka insanların da bu yönde yaklaşmasına –ister istemez- yol açabilir. Öncelikle kendi kafanızda ayrımcılığı yok etmelisiniz diye düşünüyorum. Tabii şunu inkâr etmemek gerekiyor: Yine de siz hiç istemeseniz de, toplum, bir randevu talebinde bulunduğunuzda veya bir konuyu müzakere ederken küçük bir pozitif ayrımcılık yapabiliyor.

MÜKAD: Mühendislik dışında eğitimler aldınız mı? Farklı eğitimlerin iş ve sosyal hayatınız içinde nasıl bir yeri var?

Mehtap Sartık: Mühendislikteki başarı, vizyonunuzun geniş olmasını gerektiriyor. Bir mühendis, bir konuya pek çok farklı açıdan bakabilmeyi, konuya özel çözümleri öngörebilmelidir. Bunun için de “çok yönlülüğü” önemsiyorum. Yüksek Lisans tezimde, yani 1980’li yılların sonlarına doğru, üzerinde çalıştığım konu ısı pompalarıydı. Bu gün yakından ilgili olduğumuz bu konu, o dönem için son derece spesifikti, splitlerin bile neredeyse adı geçmiyordu. Yeni yaklaşım geliştirebilmek, “yeni” olanı keşfedebilmek heyecan verici. Çalıştığım kurumsal yapılar, gelişime önem veren şirketlerdi. Bu kuruluşlarda ve üyesi olduğum STK’ların bünyesinde çok sayıda zaman yönetimi, insan yönetimi, satış yönetimi, ekip ruhu gibi konularda, çok değerli kişisel gelişim eğitimi aldım. Bunun yanı sıra mesleki platformlarımızdaki eğitimlerin pek çoğuna katıldım, hâlâ yakından takip ediyorum.

Günümüzde “ikinci üniversite programları” açıldı. Ben de felsefeyi tercih ettim. Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümünde birinci sınıftan ikinci sınıfa geçtim. İş hayatımda yoğun bir çalışma içindeyim, uzun mesai saatlerim olabiliyor. Bu nedenle iş dışında, farklı şeylerle ilgilenmeyi tercih ediyorum. Bunlardan biri de astroloji. Bir yıl astroloji konusunda kurs aldım. İlk duyanlar biraz yadırgıyor ama bu da tamamen matematiksel ve bilimsel bir alan. Özetle, değişik konulara, farklı renklere dokunmayı seviyorum.

MÜKAD: Sizce sektörün en temel sorunları nelerdir? Bu sorunları aşmak için önerileriniz nelerdir?

Mehtap Sartık: Sektörün sorunları ve ülkenin sorunları arasında şüphesiz ki paralellik gösteren konular var. Ülkemiz ve sektörümüz genelinde eğitim kalitesinin yükseltilmesi bir hedef olmalıdır. Eğitim kalitesi yükseldikçe birçok sorun kendiliğinden çözülüyor. Düşük eğitim seviyesi, beraberinde etik yaklaşım konusunda da seviyeyi düşürüyor. Böyle bir iş atmosferi içinde; Ar-Ge ve inovasyona gereken önem verilemediği gibi, işin pazar tarafında teknolojik üstünlüğün, enerji verimliliği ve çevre dostu olmanın öneminin bir kıymeti kalmıyor. Tüm ticaret, “en düşük fiyatın” tercihi çerçevesinde dönüyor. Bunun sonucunda yatırımlar, hipotez körlüğü içinde yapılabiliyor ve aslında herkes kaybediyor.

Gençlerin meslek örgütlerimize yeterince katılım göstermelerini sağlayamıyoruz. Sektörde örgütler arasında birlik ve koordinasyon da henüz istenen seviyede sağlanabilmiş değil. Derneklerde konuşulanlar, ortak akıl çıktıları, işe dönüştürülemiyor. Sektörümüz her ne kadar mesleki örgütlenme konusunda önemli başarılar gösterdiyse de, varılan nokta yeterli görülmemeli ve yapılacak çalışmalarda daha yüksek verimlilik hedeflenmeli.

MÜKAD: Ülkemizin gelişimi için hep üretmek ve ürettiğimizi pazarlayabilmekten bahsediyoruz. Son yıllarda çok da gururlanarak takip ediyoruz ki iklimlendirme sektör bileşenlerinin ihracatta başarılı hamleleri ve çalışmaları var. Sizce dış pazarlarda daha etkin olmak için sektörün neye ihtiyacı var? Ne gibi destekler gereklidir?

Mehtap Sartık: Dış pazarlar açısından uluslararası sertifikasyonlara sahip olmak ve uluslararası standartlar doğrultusunda üretim yapmak büyük önem taşıyor. Alınan bir uluslararası sertifika kâğıt üzerinde de kalmamalı. Üretiminiz gerçekten de o sertifikasyonun gereklerine bire bir uyumlandırılmış olmalı ve her bir ürününüz, o sertifika ve standarda uygun olmalı. Böylece deklare ettiğiniz ile sahadaki uygulama kusursuz eşleşmeli. Lokomotif sektörümüz inşaatın, buna bağlı olarak Türk mekanik proje ve taahhüt firmalarının desteklenmesi, Türkiye iklimlendirme sektörünün dış pazarlardan daha fazla pay almasına yardımcı olacaktır.

Bildiğiniz üzere Aldağ A.Ş. olarak Eurovent nezdinde klima santrallerimiz için Isı Köprüsüzlük alanında en yüksek kademe olan TB1 sınıfına girmiş bulunuyoruz. Aldağ Klima Santrallerinin belgelenen TB1 ısı köprüsüzlük sınıfı, muadilleri arasında en iyi değerlere sahip görünüyor. Bu sadece Aldağ A.Ş.’nin değil, ama aynı zamanda Türk iklimlendirme sektöründeki mühendislik seviyesi ve Ar-ge kabiliyetinin geldiği son noktayı da gösteriyor. Tecrübelerime dayanarak söylüyorum; geliştirmiş olduğumuz bu cihaz tüm sektörümüz için bir gurur abidesi. Zaten yakında cihazın lansmanı ses getirecek bir biçimde yapılacak, herkes Aldağ’ın bu konuda ne kadar uzman olduğunu biliyor ve bunun yeni bir kanıtı, sektörle paylaşılacak.

Dış pazarlarda etkin bir dağıtım ağı kurmak, bunun için de uluslararası ilişki geliştirebilmek için fuarlar, hala önemli bir enstrüman. Sektörümüz için de, uluslararası boyutu bir hayli genişletilmiş olan ISK-SODEX Fuarı, önemli bir fırsat platformu. 2-5 Ekim 2019 tarihleri arasında TÜYAP Fuar alanında yine önemli bir uluslararası pazarlama ortamı yakalayabileceğimizi düşünüyorum. Bu arada ALDAĞ A.Ş.’nin bu sene de ISK SODEX Fuarının en büyük sponsoru olduğunu belirtmekte fayda var. Geçen sene olduğu gibi bu sene de çok ciddi bir kaynak aktarıldı. Burada esas hedef ALDAĞ’ın kendi lansmanının dışında ISK SODEX’in bir çekim noktası olma hüvviyetini devam ettirmesidir. Bu bağlamda ALDAĞ yönetimi, üzerinde ciddi bir sorumluluk hissediyor ve gereğini yerine getiriyor. Sponsorluklar dışında Aldağ A.Ş.’nin düzenleyeceği seminerler yoluyla sektör mensupları teknolojik yenilikler ile ilgili bilgi sahibi olacak. Üniversitelerden getirilecek öğrenci gruplarına, sektörümüz daha yakından tanıtılacak ve böylelikle sektörümüzün fuarı gerçek bir workshop havasına bürünecek.

MÜKAD: İklimlendirme sektöründe başarılı bir kadın makina mühendisisiniz. Genç kadın mühendislere veya mühendis adaylarına neler tavsiye edersiniz?

Mehtap Sartık: Günümüzde bile başarıya ulaştıran bir asansör olduğunu düşünmüyorum. Gördüğüm kadarıyla hala merdiven kullanılıyor ve basamaklar tek tek çıkılıyor. Bunun için emek sarf etmek, emek sarf edecek azmi ve sabrı göstermek gerekiyor. Tüm bunları sağlayabilmek için işini çok sevmeleri gerekiyor. Kimse çok sevmediği bir işi çok iyi seviyede yapmak üzere yeterince emek sarf etmez, yeterince sabır göstermez. Bugün ve yarın zamanın ve teknolojinin hızına ayak uydurabilmek, gerisinde kalmamak için büyük çaba sarf etmek gerekiyor. Gençlerimiz, bilim ve teknolojinin, uluslararası pazarların dinamiklerini kesintisiz takip etmeliler. Zira eşzamanlı takip edemeyen oyunun dışında kalacak.

©2020 - ALDAĞ A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır TTR Bilişim